Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili.
O ilkel bir acıdır,yaban bir ağrıdır.
Gelir ve içimizdeki o çok eski birşeye dokunur.
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
Bu yolculukta artık para,tarifeler,beklentiler,randevular,iş
anneler ve korkular yoktur.
Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili.
İnsan başka bir ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili.Zaman ileri doğru değil,
içeri,yüreklere,derinlere doğru inmeye başlar bilgeleşir.
Hiç bilmediği sezgilerle buluşur,yükü çok ağırdır.
Hem dışındadır dünyanın hemde ortasında.
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
Kimselere veremez sevgisini,kimselere anlatamaz kendini,evlere kapanır.
Bu kapılma anlaşılmaz,oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez
aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı mevsimlere yıllara devredilir başka insanlara...
Bir insanın yaptığı hatanın tüm insanlara yayılması gibi...
İşde şimdi bizde sevgili,ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,soluğu
evlerde alacağız,ya da denizler,kıyılar çekecek bizi.Nasıl biz başkalarının
korkaklığını taşıyorsak,başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak.
Birazdan sabah olacak...
Para,tarifeler,beklentiler,randevular,iş
anneler ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamışdır
sevgili.Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan.Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü,sırlarını,cesaretini,bilgeliğini
ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak.
Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek,sonra geçecek.
Hadi,oyalanma birazdan yarın olacak....
Aşkta yarın yoktur sevgili.........