|
 |
 |
|
 |
|
Çöküş Yasin Okay - Manisa'dan Futbol
İlk yarının sonlarına doğru başlayan çöküşümüz Galatasaray maçıyla devam etti. Bunu durdurmak oldukça meziyet istiyor. Tabi ki bu iş de takımın başındaki isime yani Ersun Hoca'ya düşüyor. Eldeki oyuncu kapasitesinin üst derecede olduğu kesin. Kalite olarak Süper Lig'de ki bir çok takımdan daha yüksek kapasiteye sahip olduğumuz konusunda herkes hem fikir. Takımın çalışmalarının ne derecede olduğunu bizler gibi tüm Türkiye futbol kamuoyu da biliyor. Takım içerisinde bir şeyler eksik ama ne? Yani yanlış olan bişeyler var ve bu nedir? Kimse bu sorunun yanıtını bulamıyor. Takım düzeni, sahaya çıkan 11, veya çalışma temposu değil! Takım içerisinde oluşmamış olan arkadaşlık veya teknik heyetle takım arasında oluşmuş olan dağlar... Profesyonel anlamda bu takımda herkes futbol kamuoyunun elit isimlerinin bulunduğu konusunda son derece emin. Hem teknik heyette hem de futbolcu kadrosunda! Yani anlayacağınız un var, şeker var bir türlü helva olmuyor; Bu helvanın ustası da buna çare üretmek değil yine, kendi bildiği gibi devam etmek konusunda ısrarlı. Kendi bildiğini okuyan insanları severim. Ve hayatta bu insanlar, kesinlikle inandığı konunun başarıya ulaşacağına inanıyor ise tam da sevdiğim, arkasından koşacağım insan tiplerinin başında gelir. Bu tip insanları omuzumda taşır, bayrağı zirveye dikeceğine inanır ve sürekli arkasında dururum. Şu bir gerçek Ersun Hoca'nın elindeki çalışma programlarını Türkiye'de çözebilecek ancak bir kaç teknik adam bulunmakta! Oluşturduğu oyun şablonu dişe diş oynamaya yönelik ve takım oyununu Türkiye ye örnek ders niteliğinde gösterebilecek bir insan. Eksik olan ne? Benim kanımca takımda eksik olan tek olay arkadaşlık.Yani yazının başında belirttiğim teknik heyet ile takım arasında oluşmuş olan uçurum ve uçurumun kenarında bekleyen hocamız. Dikkat ederseniz örneklerini verebilceğim bir çok takım var bu sorunu aşmış olan. Örneğin K.Erciyesspor. Werner Lorant'ın her yenilgi sonrasında suçladığı oyuncular, her nedense Bülent Korkmaz'ın gelişinden sonra takım arasında kurulmuş olan arkadaşlık ile puanları toplamaya başladı. Bir diğer örnek ise Sivasspor. Yine ilk örnekte olduğu gibi teknik direktörlük kariyeri nerdeyse sıfır olan Bülent Uygun, elindeki kaliteli materyali aynı zamanda oluşturduğu arkadaşlıkla bizim üstümüze taşıdı. Ligde üst sıralara çıkmak bazen yüksek performanslı çalışmalarla dahi olmuyor. Kurum içerisinde kopuk olan hatlar, hiçbir firmayı başa oynatmamıştır. Profesyonel takımların bu tip sıkıntıları aşması, aynı zamanda barındırdığı personelin birbiriyle çok iyi derece de kaynaşmasıyla sağlanabilir. Ersun Hoca şu andan itibaren sosyal yapıyı biran önce kuvvetlendirecek çalışmaları ön plana alıp, takım içerisindeki arkadaşlığı yüksek derecelere taşıyacak, kamplar, sinema v.b programları planlamalıdır.
Değinmeden geçemeyeceğim; "Yönetimin İstanbul'da düştüğü durum, kulüp içerisnde yaşanan sıkıntıları ortaya koyuyor. Taraftarların kapıdan kapıya sürüklenmelerini ömrüm boyunca unutmayacağım, bu yönetim olduğu sürece de unutturmayacağım."
| Yasin Okay - Manisa'dan Futbol | Köşe Yazıları İndeksi | |
|
|
 |
|
 |
|