|
 |
 |
|
 |
|
BİLEYLEMEK İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman
Bir zamanlar çok güçlü kuvvetli bir oduncu varmış. Bir kereste tüccarının
yanında işe girmiş.Ücret oldukça dolgunmuş, çalışma şartları da çok iyiymiş.
Oduncu elinden gelenin en iyisini yapmaya karar vermiş. Patronu oduncuya bir
balta vermiş, çalışması gereken alanı göstermiş.
İlk gün oduncu 18 ağaç devirmiş.
Patronu
çok etkilenmiş “Çok beğendim, bunu daha da arttırarak devam et” demiş.Patronunun
bu sözleriyle daha da motive olan oduncu sonraki gün daha d a
sıkı çalışmış ama ancak 15 ağaç kesebilmiş.
Üçüncü gün
daha da çok çalışmayı denemiş, ancak bu sefer de ancak 10 ağaç devirmiş.
Günden güne kestiği ağaç sayısı daha da azalmış, azalmış.Oduncu kendi kendine
“Gücümü yitiriyor olmalıyım” diye düşünmüş.
Patronuna
gitmiş ve ne olduğunu anlayamadığını söyleyerek özür dilemiş,
Patronu , “En son baltanı ne zaman bileyledin?” diye sormuş.Oduncu yanıtlamış;
“Bileylemek? Baltamı bileylemek için hiç zamanım olmadı. Ağaç kesmekle çok
meşguldüm.”
İşte
toplumsal sorunumuz; bileylemek ya da bileyleyememek...Değişmeyen tek şeyin
değişim olduğu günümüzde, oduncunun hikayesindeki gibi değişime açık olmalıyız.
Tabir-i caizse “at nalı gözlükleri”yle değil, geniş açıdan bakmalıyız hayata.
Yenilikleri takip etmeli, çevremizdeki tecrübe ve bilgi birikimi olan kişilere
kulak vermeliyiz. Fakülteden yeni mezun olmuş çiçeği burnundaki gençlerimizin,
gözlerinde yansıyan o ışığa hiç dikkatle baktınız mı? Çünkü “balta”sı yeni
bileylenerek eline verilmiş. Tabi o bileyin
keskinlik derecesi, kişinin kendisine bağlı.
Baltasını daima bileyleyenlerle karşılaşmak ve onlarla
işbirliği içinde olmak dileklerimle, Sevgi dolu günler...
İncinur MUMCUOĞLU
e-mail:
incinur@radyohiras.com
| İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman | Köşe Yazıları İndeksi | |
|
|
 |
|
 |
|