BARDAK İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman

Çocukluğumuzu hatırlayalım:
Çocukluğumuzda, karıncaların yaz boyunca yuvalarına kışlık erzaklarını
taşımasından tutun da çok uzaktaki yakınlarımızla olan telefon görüşmeleri gibi
günlük olaylar daima bizi şaşırtmıştır. Bunlar birer mucizeydi, arabanın
çalışması, televizyondaki görüntüler, yağmurun yağması ve daha niceleri....
Fakat her nasılsa, büyüyüp yetişkin olmamızla birlikte bu duygu pır diye uçtu
gitti. Çevremize baktığımızda bir çok kişinin sürekli olarak önemsiz konulara
tüm dikkatini verdiğini, yoğunlaştığını görüyoruz. “Ben doğruyum, sadece benim
yaptıklarım doğrudur.” tarzındaki dar bakışlı düşünceleriyle karşı karşıya
kalıyoruz.
Nedense
insanlar çok yönlü olarak düşünmüyorlar ya da düşünmek istemiyorlar, bardağın
sadece boş tarafı ilgilendiriyor onları. Diğer dolu olan tarafı hiç görülmüyor.
Bu boş ve dolunun oluşturduğudur bütün olan...Duruma ters yönden bakıp daha
önceden görmediğimiz çok şeyi görebiliriz.Çünkü zıtlıklar birbirini tanımlar.
Sağlığı değerli hale getiren hastalık, tokluğu zevkli kılan açlık ve dinlenmeyi
hoş hale getiren yorgunluktur. Bunlardan biri varolmazsa, diğerinin de pek
anlamı kalmayacaktır.Ayrıca olayların zıddını yaşayana ya da düşünene kadar tam
olarak hiçbir şeyin değerini anlayamayız. Örneğin başarısızlığı yaşamış birisi
için başarı daha değerli bir ödüldür. Aşk kaybedilip yeniden bulunduğunda daha
değerlidir.
Bir
havayolu şirketini ele alalım. Müşteri hizmetleri servisi sorumlusu olduğunuzu
varsayalım. Yapılan anketlerde müşteri memnuniyetini ifade eden durumları
araştırmak, bunları arttırmak bir takım yeni fikirlerin doğmasına ve harekete
geçirmeye yöneltirken şikayetlerin nasıl azaltılacağı üzerine yoğunlaşmak başka
bir takım düşüncelere yöneltecektir. Bulunduğumuz duruma ters yönden
baktığımızda, daha önce görmediğimiz birçok şeyi görme imkanı bulabiliriz.
Pazartesi sendromunu daha yoğun yaşadığım öğrencilik hayatımda, “yeni bir hafta
offf” düşüncesi yerine, “Pazartesi demek, Cuma gününün başlangıcı demektir”
şeklinde düşünmek, kendimi daha huzurlu ve mutlu hissetmeme neden olurdu. İç
huzur=dış huzur şekline dönüşürdü. Bunu pek çok konuda uyguladım, uyguluyorum,
uygulamanızı da tavsiye ediyorum. Olumsuzlukları düşünün ama onlara takılıp
kalmayın. Onları sadece olumlu düşünmekte araç olarak kullanın, dikkat edin; siz
o olumsuz düşüncelerin aracı olmayın.
“Deniz suyu hem saf hem de zehirlidir; balık için içilebilir ve yaşam kaynağı
iken insan için içilemez ve zarar vericidir.”
Bardağın boşunu da görüp ancak dolu olan bölümdeki buz gibi suyu daha da tad
alarak içmeniz dileğiyle sevgi dolu günler....
İncinur MUMCUOĞLU
e-mail:
incinurmumcuoglu@hotmail.com
| İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman | Köşe Yazıları İndeksi | |