Flash Player Yükleyin.
Ana Sayfa Fun Club Oyunlar Üyelik
   
Hiraş İnfo
Hakkımızda
Hiraş Künye
Yayın Akışı
Teknolojimiz
Reklam Bölümü
Prodüksiyon
Basında Hiraş
İletişim
Sitene Radyo Ekle
Programcılar
Aşklambaç
Aperatif
Keyfi Alem
Hale Devri
Cümle Alem Show
Karnaval
Son Durak
Metronom
Radyocu
Funclub Login
Şu an Hiraş'ta 12 üye ve 5 ziyaretçi var
Üye Adı :
Şifre :
Yeni Üyelik
Şifremi Unuttum
BARDAK
İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman

       Çocukluğumuzu hatırlayalım: Çocukluğumuzda, karıncaların yaz boyunca yuvalarına kışlık erzaklarını taşımasından tutun da çok uzaktaki yakınlarımızla olan telefon görüşmeleri gibi günlük olaylar daima bizi şaşırtmıştır. Bunlar birer mucizeydi, arabanın çalışması, televizyondaki görüntüler, yağmurun yağması ve daha niceleri.... Fakat her nasılsa, büyüyüp yetişkin olmamızla birlikte bu duygu pır diye uçtu gitti. Çevremize baktığımızda bir çok kişinin sürekli olarak önemsiz konulara tüm dikkatini verdiğini, yoğunlaştığını görüyoruz. “Ben doğruyum, sadece benim yaptıklarım doğrudur.” tarzındaki dar bakışlı düşünceleriyle karşı karşıya kalıyoruz.

            Nedense insanlar çok yönlü olarak düşünmüyorlar ya da düşünmek istemiyorlar, bardağın sadece boş tarafı ilgilendiriyor onları. Diğer dolu olan tarafı hiç görülmüyor. Bu boş ve dolunun oluşturduğudur bütün olan...Duruma ters yönden bakıp daha önceden görmediğimiz çok şeyi görebiliriz.Çünkü zıtlıklar birbirini tanımlar. Sağlığı değerli hale getiren hastalık, tokluğu zevkli kılan açlık ve dinlenmeyi hoş hale getiren yorgunluktur. Bunlardan biri varolmazsa, diğerinin de pek anlamı kalmayacaktır.Ayrıca olayların zıddını yaşayana ya da düşünene kadar tam olarak hiçbir şeyin değerini anlayamayız. Örneğin başarısızlığı yaşamış birisi için başarı daha değerli bir ödüldür. Aşk kaybedilip yeniden bulunduğunda daha değerlidir.

            Bir havayolu şirketini ele alalım. Müşteri hizmetleri servisi sorumlusu olduğunuzu varsayalım. Yapılan anketlerde müşteri memnuniyetini ifade eden durumları araştırmak, bunları arttırmak bir takım yeni fikirlerin doğmasına ve harekete geçirmeye yöneltirken şikayetlerin nasıl azaltılacağı üzerine yoğunlaşmak başka bir takım düşüncelere yöneltecektir. Bulunduğumuz duruma ters yönden baktığımızda, daha önce görmediğimiz birçok şeyi görme imkanı bulabiliriz. Pazartesi sendromunu daha yoğun yaşadığım öğrencilik hayatımda, “yeni bir hafta offf” düşüncesi yerine, “Pazartesi demek, Cuma gününün başlangıcı demektir” şeklinde düşünmek, kendimi daha huzurlu ve mutlu hissetmeme neden olurdu. İç huzur=dış huzur şekline dönüşürdü. Bunu pek çok konuda uyguladım, uyguluyorum, uygulamanızı da tavsiye ediyorum. Olumsuzlukları düşünün ama onlara takılıp kalmayın. Onları sadece olumlu düşünmekte araç olarak kullanın, dikkat edin; siz o olumsuz düşüncelerin aracı olmayın.

“Deniz suyu hem saf hem de zehirlidir; balık için içilebilir ve yaşam kaynağı iken insan için içilemez ve zarar vericidir.”

Bardağın boşunu da görüp ancak dolu olan bölümdeki buz gibi suyu daha da tad alarak içmeniz dileğiyle sevgi dolu günler....

 

İncinur MUMCUOĞLU

e-mail: incinurmumcuoglu@hotmail.com



| İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman | Köşe Yazıları İndeksi |
 
 
Ana Sayfa | Fun ClubForumlar | Okey Oyna | Tv izle | Klipler | Kliptonik | Video Klip | Oyun | Online
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © 2002 - 2008 Manisa Hiraş Radyo Yay. Tan. Rek. Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.