GELİRKEN ELLER ÜSTÜNDE, GİDERKEN ELLER ÜSTÜNDE İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman
O unutulmaz doğum anı... Anne heyecanlı, Baba şaşkın.
Anneanne, babaanne, dede, teyze, amca, hala, dayı ve daha bir çok ebeveyn
telaşlı. Tatlı heyecan, koridorda hemşirenin bir yeri incinmesinden korkarcasına
özenle tuttuğu bebeğin ağlamasıyla yerini mutluluğa bırakır. Herkesin yüzü
gülerken, o küçük yavrucak hüzün ve sevinçlerle dolu yepyeni bir dünyaya
“merhaba” demenin tedirginliğini yaşamaktadır. O, ilk olarak dokuz aydır alışkın
olduğu annesinin kollarında huzur duyar, sonra elden ele, eller üzerinde
sevilir, koklanır, okşanır. Hiç kimse hiçbir sebeple onu ayaklar altına almaz, o
şekilde sevmez, sevemez...
Zamanı durdurmak mümkün olmadığı için hayat akıp
gider. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik dönemleri geçmiş, artık ayaklar
yere basmaya başlamıştır. “Dünya telaşı” denen kavramdan o da nasibini almıştır
bizim “küçük bebek.” Hayat ne siyah, ne beyaz ya, işte kimi zaman gülmüş,
güldürmüş; kimi zaman sevmiş, sevilmiş; kimi zaman ağlamış, ağlatmış...Büyük
umutlarla evlenmiş, kimi gün baharı yaşamış, kimi gün kışın en ayazıyla
karşılaşmış. Belki işinde en dürüst, en yetenekli oydu; ama üstlerinin nedeni
belli olmaz davranışlarına maruz kalmış, söz ve tavırlarla ayaklar altına
alınmıştır. Belki en sevdiği dostlarından aklına bile getirmediği “kazık”ları
yemiştir. Çocukları olmuş, torunlarını okşamış. Belki onun bin bir umutlar
besleyerek yetiştirdikleri, sonraları ona tahta kaşık ve tabaklarda yemek
vermiştir. Belki halini-hatırını bile sormalar azalmış, unutulmuştur. Belki
kırıp kalpler bir daha düzelmemek üzere öylece kalakalmıştır. Bu belkiler uzayıp
gitmiştir...
Ve günün birinde kara haber tez duyulur ya, işte ne
zaman geleceği bilinmez, o haber çıkagelmiştir. İnanamazsınız. Daha düne kadar
belki görsel olarak değil de gerek tavırlarla, gerek sözlerle yerden yere
vurulan o kişiye son vazifeyi, yine eller üzerinde yerine getirirsiniz yaşlı
gözlerle... “Keşke”lerin hiçbir faydası olmaz gideni, geçen günleri yerine
getirmeye.
Evet, “eller üzerinde geldik, eller üzerinde gideceğiz
şu dünyadan” ; ama ya yaşarken? Yaşarken niçin el üstünde tutmayalım ve
tutulmayalım? Bu gece yatmadan önce bu konuyu bir kez daha gözden geçirin. Belki
yaşarken el üstünde tutamadığınız kişiyi yarın son kez el üstünde tutabilir ya
da tutulabilirsiniz! Belki, belli mi olur?
Sevgi dolu günler.
e-mail: incinur@radyohiras.com
İncinur MUMCUOĞLU
| İ. Mumcuoğlu - Pozitif liman | Köşe Yazıları İndeksi | |