VATANİ GÖREV Murat Öztürk - Aşklambaç
Özlemekse bu evet şimdiden özledim sizleri ama bir
gururu yaşamaksa sizi özlemek. Belki de bu yüzden acıtmıyor özleminiz içimi...
Bir erkeğin hayatının en önemli kilometre taşıdır askerlik. Ha bir de evlilik
tabii...
Her ikisini de yapmış birisi olarak önemli mesafe kaydetmiş biriyim hayatında.
Yol almış biriyim ama kaybetmiş biri olarak görmüyorum kendimi.
Hep söylemişimdir dünyaya gelişimizin daha ilk anlarda ayrılıkla tanışırız,
içime dolan hava basıncının ağlattığı varsayımında bulunur ukala bilimadamları.Oysa
doğar doğmaz ayrılıkla tanışmamız ve annemizin yokluğu sebeptir viyaklamamıza.
Daha hayatın başında bizi besleyen hep canından sayan, ne yediyse bizim için
yiyen, bizim için yaşayan annemizle organik olarak kesilir bağımız. İnanmazsanız
şöyle bir bakın göbeğinize, onun yokluğundan saklı durur oramızdaki çukur. (bu
oralar sık tekrarlıyorum bunu)
Ayrılıyoruz, sevgili Fatih ve Sabri'den daha önce yaşadığımız ayrılıklardan
gerek biçim gerekse anlam sebebiyle farklı bir ayrılık bu.
Adam gibi adam olmaya gider asker adayları ve önemli bir engeli kaldırmak için
iş-aşk adına.Ve cidden öyleyiz insan hayatının önemli sınama yeridir asker
ocağı. İnanın dualarıyla birlikte yemekleri o hep şikayet edilen oda, zaman
zaman rahatsız eden baba otoritesi ve kardeş anlaşmazlıkları bile
kıymetleniverir.Meğer yıllarca nasıl da farkedememişiz onların değerlerini diye
düşünürüz. O yemekten nefret ettiğimiz Ispanak ve ama oğlum dikkat uyma kimseye
telkinleri geldikçe "keşke orada olsaydım da'' düşünceleri yakar içimizi.Ama
bayrak gelince aklımıza, tarihle ve tarihteki en asil atalarımızın kanlarıyla
sulanan topraklar girince işin içine, muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızda
akan kanda mevcut olduğunu anımsatan Atamızla başlar yakınlaşmamız ve
geçmişimizle konuşuruz sürekli, yıldırımlar yaratan bir ırkın en büyük
başarılarına imza atan gururlu neferlerinden biri olmak büyütür bizi ve
önemseriz kendimizi.Elde silah, başta kep, ayakta postalı, yürekte iman ve
şehadet bir aslan parçası yapar bizi 70 milyonun dualarıyla. Hangi engel bize
zincir vuracak vallahi şaşarız. Mehmetçik olur adımız artık, Sabriler, Fatihler
ya da benzerleri yerine. Herkes bir parçacandır artık bu bayrağın altında
gururla nöbet bekleyen, her karış toprağı sevdiği en çok şeyden aziz bilen.NE
dil, ne din, ne de zengin yoksul ayrımı vardır artık, eşitsinizdir sadece bir
tek ölçü vardır, sevmek bu milleti, bayrağı, toprağı.Yırtık ayakkabılar, eski
püskü, yani pahalı elbiseler yani sizi diğerlerinden ayıracak her belirleyici
şey yeşil üniformayı giyince üstünüze yok olacaktır.Eşitlik, kardeşlik ve ortak
bir ülküde buluşma amacı başlayacak artık, sıkı dostluklar kurulacak aynı
koğuşta kaldığınız kalabalık bir aile olacaksınız. Herkes ana, baba, kardeş, yar
olacak size ve emin olun ki ömrünüz boyunca unutmayacaksınız hiçbirini.Kahveye
her gidişinizde, her dost meclisinde, her ortamde ya da askere gidecek olan
herkese bıkmadan defalarca anlatacaksınız. Millet öyle!... bile dese de.
Bazıları okumayı, yazmayı, yemek yemeyi, sökük dikmeyi, traş olmayı öğrenecek ve
siz hangisini biliyorsanız öğretiyorken bunları, onlar bir harf öğretene kırk
yıl köle olurum diyen insanlardan birisi olmanın verdiği disturla hayatlarının
sonuna dek unutmayacaklar sizi, yıllar geçse de arayıp soracaklar. Öğrenmenin,
yaşayarak öğrenmenin en önemli yeridir asker ocağı. Öğreneceksiniz ama asla
ezmeyecek, sıkıntıya sokmayacak, öğrendikleriniz bilhakis yüceltecek. Kendinizle
konuşmayı anadan babadan, kardeşten ayrı yalnız yaşamayı kanıksayacaksınız. Ve
unutacaksınız bazxen ben demeyi. İçinizdeki en ilkel şey ben duygusunu unutacak,
hep bir ağızdan biz diye haykıracaksınız. Vatan diye, Türkiye diye, Allah Allah
diye. Hep bir ağızdan söylenen marşlar, topluca yenen yemekler, hamam sefaları
ve ortak ülkü bizleri konacak benlerin yerine.Ay akşamdan ışıkken tuzlu
mektuplar yazmayı, mektup denilen şeyin hala unutulmamış olmasına şükretmeyi
öğreneceksiniz (SMS'e rağmen ya da chat'a rağmen...).Kendinize ayrılan zamanın
kıymetini bilecek içilen bir nefes sigara dumanını alırken ciğerlerinize
oraların daha önce özlemle işgal edilmiş olmanın edildiğini
hissedeceksiniz.Devlet babanın şefkatli elini, tüm tehditlere karşı otoritesini
ve herşeye yetkisini şaşkınlıkla izleyecek, hayret edeceksiniz.Ve kendi
kendinize yettiğinizi fark edeceksiniz. Orada her şeyi sizlerin ürettiğini
gördükçe heybetlenecek yürüyüşünüz değişecek ve onca ay ücretsiz spor yapıp
besleneceğiniz için oh ne ala diyeceksiniz.Tanrımıza hamdolsun milletimiz var
olsun diye çektiniz günde en az 3 kez.Ve bişeyi 40 kez söylendiğinde olduğunu
bildiğimiz için ulusça hep varolacaklarını bilecek ve bunda da pay sahibi
olduğunuz için gururlanacaksınız.Türk evladı için esastır askerlik sanki öyle
doğmuşuzdur ve alışmanız hiçte zor olmayacak bu psikolojiye.Şimdi söylesenize
Allah aşkına bunları öğrenecek yaşayacak biri için üzülünür mü?Özlemimi ve
eksikleğinizi gömüyor yüreğime sizin adınıza seviniyor ve gururlanırken yolunuz
açık olsun koçlarım,aslanlarım diyorum ve tüm Mehmetçiklere.Hakkınızı helal edin
bizden yana da helal olsun dualarımız sizlerle,sabrımızı Allah verir zaten.Ne
Mutlu Türk’üm Diyene,ne mutlu asker olana.Başınız hep dik yüreğiniz veda sevgisi
ile dolu olsun.Unutmayın askere giden herkes belki korkar başlangıçta ama
mutlaka kahraman döner.Vatan size emanet,canlarınız dünyanın en şerefli ordusu
olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne.
Saygılarımla,
| Murat Öztürk - Aşklambaç | Köşe Yazıları İndeksi | |