|
 |
 |
|
 |
|
Bomba ve medya Gökmen Aytaç
İstanbul basınını eleştirmek haddimize değil elbet… Böyle bir hakkımız da yok…Ama pazar akşamından beri televizyon yayınlarını izledikçe insan kendini tutamıyor…
18 can aldı bu kalleşler Güngören’de… Terörün çirkin yüzü ile bir kez daha karşı karşıyayız…
Acılar büyük… İsyan büyük…
Bu hainlerin gözü hiçbir şeyi görmüyor… Hatta bu hainlerin yanına bu korkakları da ilave etmek lazım… Perdenin arkasından, ülkemizin geleceğini karartıyorlar…
Daha önce Ankara, Diyarbakır gibi şehirlerimizde olduğu gibi… Örnekler de çoğaltılabilir… Kırsal da sıkışınca, şehir merkezlerine yöneliyorlar… Yine öyle yaptılar… Hedef olarak Güngören’i seçtiler… Ve 18 canımızı aldılar… Bir çok kişiyi sakat bıraktılar… Geride gözü yaşlı aileler bıraktılar…
Bu onların ilk kahpeliği değil şüphesiz…Gönül istiyor ki son olsun… Son da olmuyor bir türlü…
Pazar gecesinden başlayan bu acı olayı ekranlardan gün be gün takip ettim… Özellikle ilk anda yapılan canlı bağlantılar, benim aklıma hemen 11 Eylül saldırılarını getirdi. Yani oradaki medyanın tutumu aklıma geldi… ABD’deki saldırıda uçakların ikiz kulelere çarpma anı ve sonrasında oluşan toz yığını ve harabe binaları gördük… Bundan başka bir şey gören varsa bana anlatsın. Hatta bu saldırılarda can kaybının ne kadar olduğu konusunda kesin bilgi sahibi olan varsa yine beni aydınlatsın… Çünkü ben ne gördüm, ne de okudum… Özgürlükler ülkesi Amerika’da basına ambargomu konmuştu bilemiyorum… Ya da basın kendi kendine bir ambargo mu yoktu hala anlamadım. Bildiğim tek şey, uçaklar ikiz kulelere çarptı ve toz bulutları… Ardından üretilen senaryolar kısmı ayrı… O teoriler başka… Ama basına yansıyan kanlı görüntüler yok. Kopan kollar bacaklar yok…
Biz de durum nasıl? Felaket…
Tamam haber alma özgürlüğünü anlıyorum… Vatandaş olup biteni merak ediyor onu da anlıyoruz… Ama iş henüz çok tazeyken, teoriler üretilmesi bana anlamsız geliyor… Hele şoku daha üzerinden atamayan vatandaşları canlı yayına alıp, işin tüm detaylarını anlattırmak bana garip geliyor… Kime ne faydası olacak anlamıyorum…
Bunun bir tek faydası oluyor. O da bu kahpece saldırıyı gerçekleştiren hainlere… Onlar prim yapıyor… Koltuklarından daha bir keyifle seyrediyorlar eserlerini…
Başbakanımızda cenaze töreninde bu durumdan şikayet etti… Yani kendi içimizde bu tip olaylarda kontrolü ele almalıyız. Medyamız yöneten büyüklerimiz, biraz daha hassas davranmalılar… Her önüne gelen televizyona çıkartılmamalı, her önüne gelen de televizyona bağlanmamalı…Sonra şöyle bir durum oluyor.. NTV’de bir vatandaş canlı yayına bağlanıyor… Orada oturduğunu söylüyor… Ama telefondan teyit etmek mümkün değil… Belki de bu hainlerin yardakçısı da olabilir… Diyor ki ben burada şu kadar yıldır oturuyorum, burada çöp kutuları olmaz…
Bakıyorsun Vali Muammer Güler’in açıklamasında, sayın vali diyor ki bombayı çöp kutusuna koymuşlar… Vali böyle diyor, vatandaş başka…Devlet mi yanlış bilgi veriyor, yoksa vatandaş mı? Kafalar karışıyor böylece…
18 can gitmiş, ben ne yazıyorum…
Yakınlarını kaybedenlere Allahtan rahmet, acil sabırlar diliyorum.yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum…
Ama bu konu da patlayan bomba kadar tesirli bir konu… Biraz da dikkat… Lütfen… Hainlere prim vermeyelim…
| Gökmen Aytaç | Köşe Yazıları İndeksi | |
|
|
 |
|
 |
|