|
 |
 |
|
 |
|
Yasak var da kime? Gökmen Aytaç
Başlığı uzun uzun düşündüm. Bir yazıda başlık önemlidir çünkü… Yazıyı okutmak
için, başlığı iyi seçmek lazım… Başı iyi olsun ki, yazıda okunsun değil mi?
Yazacağım konu için, öyle başlıklar düşündüm ki, sonra hiç birini koymadık.
Çünkü hepsi klişe geldi bana… İmam-Cemaat ilişkisi mi kurup yola çıksan diye
düşündüm… Ya da işin başındaki bunu yaparsa, vatandaş ne yapsın diye bir tarz mı
geliştirsem dedim. Böyle düşünürken, başlığı da attım zaten. Bu memlekette yasak
var ama kime var dedim.
Geçen hafta içi çarşının göbeğinde bir çevre kirliliği yaşandı. Duyarsızca ve de
pervasızca.
Sosyal Güvenlik İl Kurumu resmen koyulan yasağı hiçe saymış. Kendi binalarını
duyuru panosu gibi kullanmış. Hem de Türkçe yazılmış ‘Buraya ilan ve afiş asmak
yasaktır’ yazılarının altına afişleri asmış. Hayret etmemek elde değil… Bir yere
yasak konmuş. Ve bu yasakta en çok Sosyal Sigortalar Binasını ilgilendiriyor.
Yani bu binayı koruma adına ve çevreyi koruma adına konulmuş yasak. Sen bu
yasağa sahip çıkacağına kendin deliyorsun. Pes demekten başka bir şey gelmiyor
aklıma…
Yapılan duyuru da başka bir köşe yazısını gerektiren cinsten. Ama yazmaya
değmez. Çünkü ben çok yazdım. Sonuç yok. Yine af gelmiş, onu açıklıyorlar. Yani
diyorlar ki işini doğru yapan, devlete vecibelerini yerine getiren vatandaşa
‘Sen yanlış yaptın…’
Ne demek ‘Sen yanlış yaptın…’ Şöyle ki… Bugüne kadar prim borcu ödemeyen
vatandaş ceza çekeceğine, kolaylık sağlanıyor. Yani dürüst vatandaş yine yolda
kaldığının Türkçesini ‘Af olarak’ karşımıza çıkartıyorlar. Ne yapalım… Ne
diyelim… Kestirmeden burası Türkiye deyip herkes gibi geçiştirelim…
Ama çevre kirliliğini teşvik eden Sosyal Sigortalar Kurumu’nun idarecilerini
geçiştirmek olmaz. Belediyemiz bu uygulama için ne ceza kesti bilmiyorum. Ama
vatandaşa ne yapılıyorsa, burada da aynı uygulama şart. Resmi kurum gibi
bahanelerin arkasına sığınmadan gereken yapılmalı. Eğer delil de istenirse
belgesi HAYAT Gazetesi’nin 14 Haziran tarihli nüshasında mevcuttur.
Otel odasındaki kurbağa
Hoş bir bayan, uzunca bir yolculuktan sonra oteldeki odasına
çekilmiş, yatmaya hazırlanırken, birden komodinin üzerinde duran kurbağayı
görünce irkilmiş, korkmuş...
Derhal resepsiyonu arayarak;
"Odamda bir kurbağa var hemen gelin " demiş.
Görevli;
"Efendim o kurbağa özeldir ve bayanları mutlu etmek için odaya konmuştur,
denemek isterseniz, bacaklarınızın arasına koyun! " diye cevap vermiş.
Kadın şaşırmış ama merakta etmeye başlamış...
Bir süre düşündükten sonra denemeye karar vermiş ve kurbağayı bacaklarının
arasına koymuş...
Kurbağada hiç hareket yok...
Tekrar resepsiyonu aramış:
"Bu kurbağa anlattığınız şeyi yapmıyor ! "
"Hemen geliyorum" demiş adam,
içeri girdiğinde bayan yatağın üzerine uzanmış halde merakla beklemekte..
Adam kızgın bir sesle kurbağaya seslenmiş:
"Bak son kez nasıl yapılacağını gösteriyorum ona göre ! "
HAYAT’IN ANLAMI
HAYAT;
Her anını
Dibine kadar yaşamaya
Çalışmak için nefes nefese
Koşturmayı
Göze alacak kadar
Dolu,
Bütün yaşadıklarının
Sadece bir hayal olduklarını
Hissettirecek kadar
Boş!
| Gökmen Aytaç | Köşe Yazıları İndeksi | |
|
|
 |
|
 |
|