Olduğu yerde kalmalı ve toplamı en fazla bir saat süren atağın geçmesini beklemelidir.
Dikkatini bulunduğu ortamdaki eşyalara vb ve sıkıntıyı kontrole yöneltmeli; fiziksel belirtilerinden uzaklaştırmaya çalışmalıdır.
Kendisine, “bu kalp krizi değil; panik atağı. Korku merkezim kendiliğinden çalışmaya başladı; yakında geçer; daha önce de geçti” gibi telkinlerde bulunmalıdır.
Aşırı derin nefes alma (hiperventilasyon) panik şikayetlerini arttırır; bu şikayeti olan hastadan “nöbet” geçene kadar bir torbaya soluması istenmelidir.
Her atak başında saate bakması ve sonlandığında ise ne kadar sürdüğünü bir yere kaydetmesi istenmelidir; saatler gibi gelen atak süresinin yalnızca dakikalar olduğunu görme sonraki ataklarda hastanın direncini arttıracaktır.
Sigara yakma, alkol alma gibi önlemlerin atağın geçmesini sağlayamayacağı gibi şiddetlendirebilecektir.
İlaç tedavisi atak sıklığı fazla olan, işlevsel kaybı yüksek olan, birlikte diğer başka bozukluklar da bulunan hastalarda düşünülür.
Bu amaçla kullanılan; benzodiyazepin’lerden Alprazolam (Xanax 0.5 ve 1 mg), SSRI’lardan Paroksetin (Seroxat veya Paxil 20 mg), Sertralin (Lustral 50 mg) geniş vaka serili araştırmalarda etkinliği kanıtlanmış olan ilaçlardır.
Bu ilaçlar bazı olgularda, tedavinin özellikle ilk haftalarında sıkıntıyı (anksiyete) arttırabilir. Bundan dolayı yarım tabletle tedaviye başlanması, yetersiz kalırsa ve tolere edilmiş ise 1-2 hafta sonra dozun tam tablete çıkılması önerilir. Olguların büyük çoğunluğunda, kısa sürede yeterli yanıt alınır.
İlaç tedavisi şikayetler kontrol altına alındıktan sonra 8-12 ay devam ettirilmelidir. Panik bozukluğunun % 30-90’ı ilaç tedavisi sonlandırıldığında nüks etmektedir. Tedavisi kesilecek hastalar yüksek nüks olasılığı hakkında uyarılmalıdır.
[uydurma degildir saglik sitesinden alintidir]
[ Yeniden düzenleyen:: nilgun Tarih: 18-08-2008 01:36 ]
LUSNIKA
18 Ağustos 2008 Pazartesi, Saat 01:46
Geçerken Ugradım
Mesaj : 22 OFF-Line
bence ilaç panik atak probleminde ne yazıkki geçici çözüm psikolojik destek alınmazsa bu rahatsızlık çok daha ilerliyor.....
gg2001
18 Ağustos 2008 Pazartesi, Saat 11:06
Müdavim Üye
Mesaj : 895 OFF-Line
yine nilgün ve yine güzel bir konu.
çok güzel bir konuya değnmişsin yine.aslında kimileri için gelip geçer denilen bir süreç gibi gelir ama yaşayan için bitmek bilmeyen bir süredir.
nefes alıp vermesi bile değişiyor kişilerin bambaşka bir insanmış gibi bakıyor çevresine.
bu dertde sahip bir yakınım olduğu için biliyorum biraz.
çok saol yine nilgün bu alkışlar sana...
-------------------------------------------------------------------------------------------- Dümende ve başaltlarında öyle büyük insanlar vardır ki; bunlar uzun eğri burunlu konuşmayı şehvetle seven insanlardır...
ARYA
27 Ağustos 2008 Çarşamba, Saat 14:12
Çömez
Mesaj : 211 OFF-Line
yaklaşık iki sene boyunca panik atakla mücadele ettim. cok zor bir durum insan gercekten kalp krizi geçiriyormuş ve nefesi tıkanıyormuş gibi oluyor. o esnada tansiyon bazen tehlikeli boyutlarda düşüyor. eliniz ayağınız kesiliyor. kapalı ve kalabalık ortamlara girmek istemiyorsunuz. heran atak başlıyacak endişesi ile araba kullanamıyordum kullansam bile bu şehir içi kısa mesafeler oluyordu. hastanelerin acil birimlerine kaç defa gittim hatırlamıyorum. boğazımda o esnada bir kütle varmış gibi hissediyordum o yüzden yanımda devamlı yarım litrelik şişe suyu bulunduruyordum. su bulundurma sonraları alışkanlık haline geldi. 1.5 sene boyunca paxil isimli bir ilaç kullandım. şimdilik iyiyim ama her an nüksetmesinden korkuyorum. allah kimsenin içine böyle korkular vermesin cok kötü bir durum