dinler arası diyalog tuzağı
Flash Player Yükleyin.
Ana Sayfa Fun Club Oyunlar Üyelik
   
Hiraş İnfo
Hakkımızda
Hiraş Künye
Yayın Akışı
Teknolojimiz
Reklam Bölümü
Prodüksiyon
Basında Hiraş
İletişim
Sitene Radyo Ekle
Programcılar
Aşklambaç
Aperatif
Keyfi Alem
Hale Devri
Cümle Alem Show
Karnaval
Son Durak
Metronom
Radyocu
Funclub Login
Şu an Hiraş'ta 19 üye ve 12 ziyaretçi var
Üye Adı :
Şifre :
Yeni Üyelik
Şifremi Unuttum
Forum Ana Sayfası
Ne var ne yoksa gelin masaya yatıralım
Forumda toplam 3854 konu ve 47872 mesaj yeralmaktadır...
Ana Sayfa | Benim Forumum | Kurallar | Arama
Ana Sayfa  »   Serbest Kürsü   »  dinler arası diyalog tuzağı
   dinler arası diyalog tuzağı
hayat35 18 Temmuz 2008 Cuma, Saat 13:24
Bagımlı Üye
Bagımlı Üye
Mesaj     : 688
 OFF-Line



Hıristiyan âlemi, özellikle
İngilizler, 18. asırdan itibaren,
İslam âlemine karşı uyguladıkları planları
gözden geçirmeye başladılar. Çünkü, asırlardır
uyguladıkları yıkma amaçlı planlar
istenilen neticeyi vermemişti.
Netice alabilecekleri yeni projeler üretmeye
koyuldular. O güne kadar uyguladıkları taktik;
güç kullanarak zorla hedefe varmaya yönelikti.
Artık bundan vazgeçmenin zamanı gelmişti.
Çünkü bu yolla, Müslümanlara zarar veremedikleri gibi,
aksine güce karşı güç oluşturup blok halinde karşılarına
çıkma hareketleri başlamıştı.

Yeni projede, Müslümanları parçalayıp,
birbirine düşürerek kaleyi içeriden fethetmeyi
amaçlıyorlardı. Bunun için de, çeşitli ırk ve dildeki
insanları tek vücud halinde dimdik ayakta tutan
İslam dininin dejenere edilmesi, asli unsurlarından uzaklaştırılması gerekiyordu.

Yaptıkları araştırmalar neticesinde,
bu birliği sağlamada, en büyük etkenin,
halkın şeksiz şüphesiz inandığı, itimat
ettiği İslâm âlimleri ve eserleri olduğunu gördüler.
İslam âlimleri ve eserleri, halkın gözünden
düşürüldüğü takdirde kalenin surlarının
yıkılmış olacağını, böylece
içeri sızmanın çok kolay olacağını anladılar.

Birşeyi yapmak için de yıkmak için
de o şeyi iyi bilmek gerekir. Bu prensip
gereği, İslamiyeti en ince teferruatına kadar
bilen binlerce casus yetiştirdiler. İslam âlemine
dağılan bu Müslüman, hatta âlim kılıklı ajanlar,
Müslümanların inancını hassas noktalardan
karıştırmaya başladılar. İngiliz Entilejans servisi
elemanlarından Hempher hatıratında (1730)
islam ülkelerinde beşbin elemanlarının
bulunduğunu yazmaktadır.

Bu faaliyetlerin amacı ileride
yapılacak “Misyonerlik” faaliyetlerine
bir zemin hazırlamaktı.
Çünkü, sağlam bir inancı olan Müslümanının,
Hıristiyan olması mümkün değildi.
İnancı bozularak, boşlukta kalan kimseler ancak buna ilgi duyardı.

Çeşitli sinsi faaliyetlerle,
İslam âlimleri ve kıymetli eserleri
gözden düşürülüp, halk doğrudan,
hadislere ve Kur’an-ı kerime yönlendirilince,
acemi kaptanların elinde kalan rotasını
kaybeden gemi gibi, İslam
dünyası da alabora oldu.

Bu safhada, elde ettikleri
İslam âlimi bilinen kimseleri
hemen devreye sokup, gemiyi kurtarmak
gerekçesiyle “İslamda reform” projelerini
ortaya attılar. Aslında bu proje, gemiyi rotasına
sokmak için değil, iyice rotadan çıkarmak
gayesine yönelikti. Reform faaliyetleri ile gerçek
İslamdan uzaklaştırılıp “İslam” adı altında
İslamla ilgisi olmayan inançlara itildi. Bunun için
de, toplumlarda “İnanç boşluğu” oluştu.
Maksat da buydu zaten; bunun ardında,
19. yüzyılda “Misyonerlik” faaliyetlerine ağırlık verildi.

Hemen bunun arkasından da “Misyonerliğe”
takviye için, “Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü”
projesi devreye sokuldu. Bu proje ile İslamiyetin içi
boşaltılıp, emir ve yasağı olmayan felsefi bir sistem
haline getirmekti gayeleri. Bu, sondan bir önceki safhaydı.
Bundan sonrası, “Hıristiyanlıştırma” projesidir.

İşte biz bu kitabımızla, sondan bir önceki,
“Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü” projesini, bütün
yönleri ile projenin mimarlarının ağzından ve çeşitli
yorumlarla sizlere sunuyoruz..................

bilinçli müslümanlardan olma duasıyla................


--------------------------------------------------------------------------------------------
HAYATIMIN YÖNETMENİ BENİM İSTEDİĞİME ROL VERİRİM İSTEDİĞİME YOL VERİRİM:
Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
BiRiCik 19 Temmuz 2008 Cumartesi, Saat 02:39
Takıldı kaldı
Takıldı kaldı
Mesaj     : 437
 OFF-Line
ben artık kime inanacagımı şaşırdım zati....

tv de çıkan hocalara hiç güvenmiyorum...ondan dolayı kuran-ı kerim'in türkçe mealini okuyorum.
--------------------------------------------------------------------------------------------

Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
hayat35 19 Temmuz 2008 Cumartesi, Saat 11:54
Bagımlı Üye
Bagımlı Üye
Mesaj     : 688
 OFF-Line
çok iyi iş ediyon biricik burcum kitabımız herşeyin doğrusunu çokda güzel anlatıyor seni canı gönülden tbr ediyorum.
--------------------------------------------------------------------------------------------
HAYATIMIN YÖNETMENİ BENİM İSTEDİĞİME ROL VERİRİM İSTEDİĞİME YOL VERİRİM:
Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
ARNAVUTKIZI 19 Temmuz 2008 Cumartesi, Saat 12:35
Bagımlı Üye
Bagımlı Üye
Mesaj     : 570
 OFF-Line
bence din inançtır...hrıstıyan,musluman,yahudı hepsı farklı dınler ama hepsının ortak yanı İNANÇ...hangı dınde olduğu önemlı değildır bır ınsanın ınacı yoksa zaten yasayamaz...ama gunumuzde malesef dını öyle bır hale getırdıler kı sömürü aracı olrak kulanıyorlar ınsanın en zayıf noktasından vuruyorlar ve bu da ınsanları bılınmezlığe surukluyor...aslında bu konuda çok yazılacak sey var ama braya sığdıramam zaten paylasım için tesekkurler
Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
Kalpsiz 20 Temmuz 2008 Pazar, Saat 13:50
Takıldı kaldı
Takıldı kaldı
Mesaj     : 413
 OFF-Line
sana katılıyom arnavut kızı sonuçta herkesin ortak noktası inanç yazılcak çok şey var ama neyse teşkkrler paylaşım için
--------------------------------------------------------------------------------------------

Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
erdal 06 Ağustos 2008 Çarşamba, Saat 21:49
Geçerken Ugradım
Geçerken Ugradım
Mesaj     : 28
 OFF-Line

pek fazla değinilmeyen ama muhakkak değinilmesi gereken bir konu.
sosyal,kültürel ve etik dezenformasyonun had safhada olduğu bu dönemde birleştirici unsurlarımızdan din olgusuna baskı ve tehlike unsuru olarak görmeden belkide sadece sosyolojik bir unsur olarak sahip çıkmalıyız.

paylaşım için tebrik ve teşekkürler
Gold ÜyeÜye detaylarını incele Bu yorumdan alıntı yap Bu konuyla ilgili video ara!
On Top
 
Ana Sayfa | Fun ClubForumlar | Okey Oyna | Tv izle | Klipler | Kliptonik | Video Klip | Oyun | Online
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © 2002 - 2008 Manisa Hiraş Radyo Yay. Tan. Rek. Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.