Rahmetli neyzen TEYFİK'in çok beğendiğim bir şiiri sözüm ona günümüz TÜRKİYE'sinde bazılarına iletilmesinin doğru olduğuna inandığım bir yapı paylaşmak istedim umarım beğenirsiniz.
Ne ararsin Tanri ile aramda,
Sen kimsin ki orucumu sorarsin ?
Hakikaten gozun yoksa haramda
Başi aciğa neden turban sorarsin ?
Raki, sarap icersem sana ne,
Yoksa sana bir zarari,icerim
Ikimiz de gelsek kılden köprüye,
Ben durustsem sarhosken de gecerim,
Esir iken mumkunmudur ibadet ?
Yatip kalkip Ataturk ' e dua et,
Senin gibi durzulerin yuzunden,
Dininden sogudu bu Millet
Isgaldeki hali sakin unutma
Ataturk'e dil uzatma sebepsiz,
Sen anandan yine cikardin amma ,
Baban kimdi bilemezdin serefsiz
Neyzen TEYFİK ( 1879 - 1953 )
umutus
18 Eylül 2006 Pazartesi, Saat 23:38
Takılıyor
Mesaj : 332 OFF-Line
Hayret neyzen tevfiki pek bilen yoktur buralarda tebrik edrim güzel konuya değinmişsin
alman_ali
19 Eylül 2006 Salı, Saat 00:17
Sadık Üye
Mesaj : 1972 OFF-Line
ilk defa okudum cok hosuma gitti paylasım için tsk ler neyzen'i arastırcam emin ol...saol --------------------------------------------------------------------------------------------
yarenmawzer
19 Eylül 2006 Salı, Saat 00:26
Takılıyor
Mesaj : 332 ON-Line
ben bodrumda yaşıyorum aslında bende buraya gelmeden önce adını çok nadir duyduğum birisiydi kendisi de bodrumlu olduğu için burda nerdeyse tüm eserleri ve hayatı hakkında ister istemes bilgi edindim çok kaliteli şaişrlerimizden ve her türlü saygıya değer birisidir sevgiyle anıyorum . . .
umutus
19 Eylül 2006 Salı, Saat 03:44
Takılıyor
Mesaj : 332 OFF-Line
Atatürk'ün büyük dil kongresini topladığı gün, başvekil de bakırköyünde genişletilen bez fakrikasını açmaya gelmişti.
dil kongresine bütün bakanlar, milletvekilleri ve bazı büyükelçiler de gelmişlerdi.
dil konusunda tezi olanlar, kürsüye çıkıp konuşmuşlar, fikirlerini beyan etmişlerdi.
bunlar arasında üniversite profesörlerinden cafer kırımi bey de kürsüye çıkarak tezini savunurken, kırımlı olması dolayısıyla söz arasında ruslar hakkında biraz sitemde bulununca Atatürk çok kızmış ve:
- "burası siyaset meydanı değildir, indirin şunu hemen" deyince profesörü kürsüden indirmişlerdi. neyzen tevfik bu olayı öğrenince şu kıtayı yazmıştı:
fabrika yaptı sümerbank bez için,
çok muazzam bir eser bu laf değil,
dil işinde ehli dil tezden dedi:
sıçtı cafer bez getirsin başvekil..
kaynak: ekşi
umutus
19 Eylül 2006 Salı, Saat 03:46
Takılıyor
Mesaj : 332 OFF-Line
Neyzen Tevfik (1879-1953)
türk, şair, neyzen. kendine özgü yergileri ve yaşam biçimiyle adını duyurmuştur.
24 mart 1879'da bodrum'da doğdu, 28 ocak 1953 'de istanbul'da öldü. babasının görevleri bulunduğu urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti. izmir idadisi'ne girdiyse de bitirmeden ayrıldı. bu arada gene kendi kendine farsça öğrendi. izmir mevlevihanesi'ne girdi. daha sonra istanbul'a yerleşerek galata ve kasımpaşa mevlevihanelerine devam etti. 1902'de bektaşi tarikatından nasip alarak bektaşi dervişi oldu. bir yandan da şiirle ilgileniyordu. eşref'le ve mehmet akif'le tanıştı ve şiir konusunda her ikisinden de etkilendi. 1908'den sonra bir süre mısır'da bulundu 1913'te istanbul'a döndü.
neyzen tevfik genellikle toplum kurallarına uymadan yaşamını sürdürmüştür. sazını bir geçim kapısı haline geçirmemek için direnmiş, yalnızca içinden geldiği zaman ney üflemiştir. neyzenliğini geliştirmek kaygısı duymamış, sanat değeri kalıcı bir müzikçi olmak için uğraşmamıştır. neydeki başlıca ustalığı sazı iyi üflemesiydi. belirli müzik kurallarının dışına çıkar, ama hep duyarak çalar ve dinleyenleri etkilerdi. kendi açıklamasına göre yüze yakın plak doldurmuştur.
neyzenliğinin yanı sıra adını yergi ve taşlamaları ile de duyurmuştur. kimi eleştirmenleri göre bu türün nef'î ve eşref'ten sonra üçüncü önemli temsilcisi sayılır. ününün yaygınlaşmasında halk tarafından çok sevilmesinin de çok büyük payı vardır. ancak oldukça eski bir dil kullanması nedeniyle güç anlaşılan ve biçimsel açıdan yetersiz kalan bu şiirleri pek kalıcı olmamıştır. yergilerini genellikle siyasal ve dinsel baskıya, çıkarcılığa yöneltmiş, toplumdaki tüm haksızlıkları çekinmeden dile getirmiştir.
yapıtlar (başlıca): şiir kitabı: hiç, 1919; azab-ı mukaddes, 1949. beste: nihavent saz semaisi; şehnazbuselik saz semaisi; taksimler, taş plak.
bi de ikilik sunayım:
daldan dala seken gönlüm serçe mi?
yaktı beni kel ali'nin perçemi
sonra bir de şu var:
tereddütsüz teceddüt sahasında bir süleymanım
şu var ki, tacü tahtım yok, fakirim lakin insanım.
kaynak: Kültür bakanlığı
[ Yeniden düzenleyen:: orjinal_45 Tarih: 19-09-2006 03:46 ]
yarenmawzer
19 Eylül 2006 Salı, Saat 09:29
Takılıyor
Mesaj : 332 ON-Line
Vay be baya bi neyzen seveni varmış aramızda
Anonim
Kullanıcı veritabanında bulunamadı
:)
Zamanla akıyor ömür kervanı
İnsanlar bir bilse nere gidiyor
Yüce Mevla kurmuş dönen nizamı
Aç gözünü devran nere gidiyor
Yoktur bir çaresi gider bu kervan
Işıklar sönüyor önümüz zindan
Layemut Allah'tır O'nundur ferman
Dünya öyle gelmiş böyle gidiyor.
Izdırapla dolu mihnetle dolu
Zinete çok düşme Mevlanın kulu
Aldatmasın seni dünyanın pulu
Saltanat kalıyor sultan gidiyo.