|
 |
 |
|
 |
|
| Murat Öztürk |
Aşklambaç
 |
Uzun
uzadıya anlatmaya gerek yok sanırım; ister öz ister üvey olsun “ geçmişim
geçmiştir zaten geleceğe bakmalıyım ”derim demesine de önem veririm geçmişe.Kökü
derinlere inemeyen ağaç devrilebilir birden. Tarihe meraklıyım,ruh bulana dek bir
bedende bir portakalda bir çiçeğin özünde,bir kuşun kanadında görülmüşümdür mutlaka.
Bir bedende gecekondulaşmaya başlayınca MURAT ismini vermişler bana(valla ben
almadım)ilk, orta,lise ve üniversite hayatım Ankara’da geçti ama iş hayatım
Manisa’da başladı(bakın hayatım otomatikman 2’ye ayrıldı). Yakışıklı sayılmam
ama yakışanı tercih ederim çok da yakıştırılmışımdır bazen. İlgincimdir;mesela bu
bedenin bana ait olmadığını düşünüyorum. Bir başka bedeni arıyor ruhum ve
gerçeği bulunca bedenleri değiş tokuş ettirmenin adına aşk diyorum. (Kendi
bedenimi buldum ve evlendim aşığım yani)Anlayın artık gerisini. Aşk deyince orada
dururum, dünyanın en lezzetli şeyi her ne kadar hazımsızlık yapsa da. Sindire
sindire olunca boyut sıçramasına sebep oluyor. Ama çekirge değilim asla GS'liyim
ve gurur duyuyorum bundan,burcum terazi 3 Ekim de kanlı bir sabah doğmuşum.
Popoma inen şaplak doktorlara kızgınlığımın sebebi olmuş. Inga ınga diye
ağlarken çağdaşlarım, düş sokağı sakinleri, Yaşar Kurt, Musa Eroğlu, Mahsuni
Şerif, Neşet Ertaş diye viyaklamışım. Göbeğimde bir çukur saklı durur ( sizde de
vardır mutlak)İlk annem terk etti beni işte onun yokluğu sebebiyledir o çukur.
İlk nefeste ayrılığı tadan insan evlatlarından biriyim yani. Başkaları söyler,
ben yorum yaparım,güzel olan her şeyi paylaşırım herkesle.
İyi yaşar, iyi
konuşurum ağzında bal olan arı gibiyimdir. (Ama kuyruğumda iğnem de vardır.) Bu
yüzden radyocu oldum, şarkı çalarım, bazen zamandan çalıp, ıslık kapı ve zil de
çalarım.Şiirlere ilgim hep oldu. Şairin dediği gibi ;Bilirim kemerde
kurşun Torbada ekmek Matara da su değildir şiir ama yine iyi bilirim ki kemerde
kurşunu torbasında ekmeği matarada suyu kalmamışları pek ala ayakta tutulabilir
Vardır azıcık şairliğim, şiir gibi yaşamaktır inadım, ama uyaksız ama isyansız,
ölçüsüz. Başlayınca radyo hayatım arkadaşlarım ve ailem “bak ünlü oldun” dediler.
ÜNLÜ!!! Ne acayip bir kelimeye ne anlamı var Allah aşkına tek başına :)))
alfabedeki 8 ünlü harf geldi aklıma.Bir hiç değiller mi tek başlarına ve yan yana
geldiklerinde tuhaf anlamlar çağrıştırmazlar mı?For exammple: ai ai ai gibi oysa
onların hiçbir hükmü yoktek başlarına. Bir sessiz gelirse yanlarına işte o zaman
ifade ederler güzel olan her şeyi.Aşk gibi sevda gibi...........Ünlü olmuşum öyle
dedi birileri Siz olmadan ne işe yarar ki .....Özel zevklerim özeldir
genel zevklerim arasında kitap okumak, müzik dinleyip bir sinema gibi yaptığım
evimde film seyretmeyi sayabilirim. Her şarkıyı çalmam, ama çaldığım şarkılar
bazen benden beni çalabiliyor. Piyasa olan her şeyden nefret ediyor
dünyayı güzelliğin kurtulabilmesi için birilerini sevmenin şart olduğunu
biliyorum.
Kendimi severim ,ben beni sevmesem başkalarının beni sevmesini nasıl
bekleyebilirim ki. Bir yanım karanlıktır hep(ayna gibi) doğru
durmayı becerebilenler ve doğru açıdan bakanlar mutlaka kendilerini görebilirler
bende. Aslında pek itibar etmem yazılanlara, güzel yaşamak güzel yazmayı
getirmiyor bazen beraberinde. Üstelik ta milattan önce 4.000 yılından bu yana
yaşadıklarımızın dalkavukluğunu yapıyor yazdıklarımız.Uzatmayayım dedim ama
uzaaadı.
Tamam bitiyor, türküm, doğruyum,çalışkanım, evliyim Radyo Hiraş' tayım ve
tüm bunlar sebebiyle acayip mutluyum saygı ve tebessümleriyle....İnsan kalın,
insanlarla insanca şeyleri paylaşın, umudunuzu, sevdanızı ve kavganıza sahip
çıkın. Radyom gibi dolu dolu yasayın
|
|
|
|
 |
|
 |
|